Dünya'da zaman
26 Eylül 2008 Cuma
Dolardaki dengesizlik ve Amerika'da batan bankalar
Normalde, bir ülkenin yatırımının, iç sermayesini ve kendi ticaret hacmini, dolayısıyla kalkınmışlığını ve asıl anlamıyla gelişmişliğini ifade eden en önemli unsur o ülkenin bankalarıdır. Bunların da içinde en önemlisi iç para dinamiklerini narmalize eden kuru elindeki potansiyelle dilediği şekle sokan ve hükümet politikalarına göre yönlendiren Merkez Bankalarıdır. Şimdi hükümetin para politikasının iç dış yatırım dinamiklerini fitilleyici hareketlendirici ve teşvik edici tedbirlerinin olmadığını düşünelim ve kendi parasında yatırım yapan hatta dünyanın bir çok ülkesinde makroekonomik düzenleme standartlarının, dış borçların, giderlerin vb. kendi parasıyla yapılacak kadar büyük işlem hacmi olan dinamikleri olan bir ülke düşünelim.. Ve bu dinamiklere fazlasıyla güvenip ülkecek öyle bir hale gelsiz ki tüm ekonomisi, her ne kadar kendi vatandaşı da olsa da yatırımcıya ve yatırımlara endeksleyip borsada düzenlesin, borsaya güvensin. Tabiî ki borsanın da güvendiği önde gelen yatırımcı şirketler, bankalar ve holdingler olacaktır. İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer; Ya bu şirketler keyfe keder hisselerini çeker, binbir yolla sahibi oldukları bankaları batıyor gösterirlerse, işte o zaman tüm ekonominin hatta devrilmez denen Merkez Bankalarının bile denge kolonları yıkılmış, ufak arççı sarsıntıları hisseder çatlaklara korku dolu gözlerle bakar, borsanın çöküşünü bekliyor olur. Bunları söyleyebilmek için yıllarca ekonomi okumak ya da büyük birşirketin ceosu olmak gerekmez. Ama şöyle bir gerçek var ki kainatta bir simetri söz konusu, Fizik'te temel kanunlardan birisi termodinamik kanunlarından ısıl denge kanunudur. Sonra Kaos teorisi de bir yerlerden bir şeylerin azalması başka yerde başka şeylerin artması demektir diyor ki işte bu sayıcak denglenme demektir yani iki balon birbirine yapıştırılır ve tam yapıştıkları yerden birbirlerine hava verirlerse biri şişerken diğeri azalır. Sözü uzatmadan belirteyim ki bu kanunlar bozulacak kanunlar değil, bir yerde batan başka yerde çıkar. Aksini iddia etmek maddeyi inkar demektir ki bu alemde onunla uğraşmak zorundayız... Dünaya da Amerika'dan başka alternatifler ortaya çıkmaya başladığı kesin ve bildiğimiz (kimi kıtaların büyük bir kısmına haiz) zenginlerin bile gûya Tanrı'nın ülkesi denilen yerden ellerini çektikleri.. Şimdi kısa vadede seçimden belirsizlikten istikrarsızlıktan diyorlar bu ülkelerin iç dinamikleri statik zemin üzerinde dengesiz durmaz yöneticiler gelir geçer onlar sabit kalır.. Hatta nobel ödüllü bir yazara bu seçimde Cumhuriyetçileri mi yoksa Demokratları mı desteklediğini soruyorlar cevap manidar "Ne değişir ki?". İşte şimdi yeni dünya düzeninde birşeylerin değiştiği kesinleşti.. Dünyanın önünde AVRUPA diye önceleri adı kıtadan ibaret yeni bir güç Amerika-Rusya dengesine katılımcı tüm ülkelerinin sarsılmaz sermayesi ile ve ortaklaşa bilimi ile yerleşti.. Bakalım büyük patlama kimin başında patlayacak... terazilerin bozulmayacağı kesin.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder