Dünya'da zaman

26 Eylül 2008 Cuma

ülkemizde yüksek lisans ve doktora

İlk olarak belirtmem gerekir ki ülkemizde yüksek lisans yapmak ve bazı ideallere sahip olup insanın sadece ülkesi için yoğunlaşması ve vatanserver duygularla öğrenim görmesi zor.. Ya öğretim görevlilerinin heva ve hevesleri uğruna meraklarımız köreltiliyor, ya uzmanı olmak istemediğimiz alan ve konularda belki kadro bulabilirim ümidi ile zoraki olarak çalışmak zorunda kalıyoruz ya da ülke dışına gitmek için work&travel-lar, da vinci-ler, erasmuslar bulup lisans yıllarında ülkemizden kaçma yolları arıyoruz. Bazen de dil sınavlarına hazırlanıp iyi bir puan alıp çoğunlukla Avrupa Ülkelerinde yüksek lisans yapıp hayatımızın geri kalan kısmını orda geçiriyoruz. Japonlar ülke dışında eğitim görüp de gelip kendi ülkesinde çalışmayan vatandaşlarını bir zamanlar vatandaşlıktan reddediyordu.. Şimdi kurallar biraz esnedi çünkü kimi dünya devletleri diğer devletleri bireyselleşmek-kendileşmek- yerine küreselleşmeye insanları olduğundan daha fazla zorluyor. Bundan Japonya'da nasibini almak zorunda tabiî ki.. Tıpkı güzel ülkemizin şu zamana kadar aldığı gibi.. Değişen çok şey olduğu inancındayım ve hep bir ümit var ülkemizdeki hevesli bilim insanları adına. Fakat bu sorun aniden çözülmeyeceğinden biz de bu vatansever hevesin çilesini çekmek ve yöneticilere bir yerde güvenmek ve sabretmek zorundayız. Kendi çevremden örnekler vermek istiyorum kendi arkadaşlarımdan en canhıraş çalışanlar dahi bu ülkede yüksek lisans ya da doktora yapılmaz diyor, bir kenara çekiliyor ve bir şekilde özel sektörde çürüyüp yitiyor. Fakat gerçek şu ki bilimde ve ilimde ilerlemeyen milletler yalan dünya hipodromunda at sürmek bir kenara, bu ezeli yarışı seyredemezler dahi.. seyisler belli kısraklar belli... Bize düşen statümüzü düşünmeden çalışmak, engel tanımadan çalışmak, başarının tıpkı rızk gibi bize platonikbir aşık edasıyla peşimizden koştuğunu düşünerek çalışmak...

Hiç yorum yok:

adtech